Kur’an’ın tamamı evrensel midir?
Okunan Kur’an’ın ölülere faydası oluyor mu?
Müslüman olmayanlar cennete gitmeyecek mi?
Evrende milyarlarca gezegen varken, ölen insanlar hayatlarına devam etmek için neden kıyametin kopmasını bekliyorlar?
Kabirde dirilmek ve sorgu var mı?
Namaz Arapça mı yoksa ana dilde mi kılınmalı?
Güneşin batmadığı bölgelerde namaz neye göre kılınır ve oruç neye göre tutulur?
Başörtüsü İslam’ın emri midir yoksa bir gelenek midir?
Ve daha pek çok konuda aradığınız cevapları “İslam Algımızda ne doğru ne Yanlış” adlı kitapta bulacaksınız.
Bindörtyüz yıldan beri sürüp giden medeniyetler çatışması içinde, batının önyargılar ve yanlış anlamaları yüzünden savaş dini olarak nitelediği İslam dininin, aslında barış dini olduğunu, İslam’a ve Müslümanlara terör üzerinden yapılan saldırıların haksızca, bilinçsizce yapıldığını Kur’an ayetleri referans gösterilerek ispatlandığını, bu kitapta göreceksiniz.
Müslümanlardaki eksen kaymasını konu alan elinizdeki kitabın inandıklarınızı ve yaşadıklarınızı sorgularken, kafanız-daki pek çok soruyu yanıtlamaya yardımcı olacağını umarım. Elbette bu sorgulama işini yaparken İslam dünyasına ve Müslümanlara karşı özeleştiri sınırlarını zorlayan sert, acı ve iğne-leyici ifadelerle karşılaşacaksınız. Karşılaşacağınız gerçeklerin bazen sizi rahatsız edeceğinin de farkındayım. Ben bu eserle Kur'an'ı referans alan gerçeklerin ortaya çıkması için size doğru bir adım attığıma ve sizin maslahata uygun, hoş ama bir o kadar da içi boş sözler yerine hakikatle yüz yüze gelmek adına biraz olsun gayret sarf etmeniz gerektiğine inanıyorum.
Konuları işlerken genelde "siz" hitabını kullandım. Bu vurguyu, kendimi sizden biri sayarak yaptım. Ben de sizim ve sizden birisiyim. Aynı zamanda yazdıklarımın birinci derecede muhatabıyım. Yani ben de suçluyum, günahkârım, kabahat-liyim. Ve yazılarımı da bu sorumlulukla kaleme alıyorum.
Yazarken acı içinde kıvranıyorum. Çünkü Ortadoğu kan gölüne dönmüş. Müslümanlar arasında birlik ve güven yok. Birilerinin güdümünde onlarca devlet, kendi başına buy-ruk yüzlerce mezhep, kimin oyununa geldiği belirsiz binlerce tarikat ve cemaat… İşgallerden ekonomik sıkıntılara, bozuk eğitimden kimlik bunalımlarına kadar pek çok alanda büyük sorunlarla boğuşan İslam dünyası, başkalarının uydusu ve oyuncağı olmaktan bir türlü kurtulamıyor.